Richard Kruza AMERICAN ENGLISH
EN / TR

Yazılar

YAZILAR

Dil, konuşma ve gerçek iletişim üzerine kısa yazılar.

Bu kısa yazılar İngilizceyi bir okul dersi olarak değil,
varlık hissi, ritim, özgüven ve kendini ifade etmenin yaşayan bir biçimi olarak ele alıyor.

Yurt Dışındaki İnsanlar Bizim Gibi Konuşmuyor

Bir dil kursunu bitirdikten sonra birçok insan yurt dışına gidiyor ve insanların bekledikleri gibi konuşmadığını fark ediyor. Restoranda sipariş vermeyi ya da otelin yerini sormayı biliyor olabiliriz, ama bir yerli doğal şekilde konuşmaya başladığında iletişim aniden zorlaşabiliyor.

Bu yüzden öğrencilere belirli durumlar için ezber cümleler öğretmek her zaman faydalı değildir. Bu biraz insanların nasıl düşünmesi gerektiğini söylemeye benzer. Konuşmak — ve var olmak — en iyi dürüst olduğunda çalışır; ezberlenmiş roller oynadığımızda değil.

Konuşma da insanlar kadar farklıdır. İletişim doğal yerini bulduğunda, kişilikle birleşmeye başlar ve çok daha kolay hale gelir.

Seni Anlamıyorum Ama Harika Bir Sohbet Ediyoruz

Gürültülü bir müzik mekânı. Kalabalık insanlar. Güzel bir atmosfer. Grup çalıyor ve ses gittikçe yükseliyor. Masada otururken karşımızdaki kişinin söylediklerini giderek daha az anlıyoruz — ama konuşma devam ediyor. Hatta bazen daha da derinleşiyor.

Birbirimizin gözlerine bakıyoruz. Tekrar istemek anlamsız hale geliyor. Ruh hali, beden dili ve varlık hissi devralıyor. Kelimelerin sadece parçalarını duysak bile iletişim sürüyor.

Bu durum iletişimin sözlü ve bilgiye dayalı kısmının düşündüğümüzden daha az önemli olabileceğini gösteriyor. Konuşma ve iletişim birbirinden ayrılamaz, ama geleneksel dil eğitimi çoğu zaman sadece sözlü kısma odaklanır. Sonuç olarak öğrencinin bilgisi olur, ama bunu kendi kişiliğiyle birleştiremez.

Aktif ve Pasif Kelime Bilgisi

İnsan bir bilgisayar değildir. Cümleleri mantıksal işlemlerle kurmayız. Bu yüzden kelimeleri mekanik şekilde ezberlemek genellikle aktif kelime bilgisi oluşturmaz.

Gerçek kelime kullanımı bir reflekstir. Kelimeler çoğu zaman bilinçli çaba olmadan; duygu, hafıza ve kişisel çağrışımlar üzerinden ortaya çıkar.

Bu nedenle kelime bilgisi, kendi ilgi alanlarımıza yakın olduğunda daha kolay aktif hale gelir. O zaman kelimeler gerçek anlam kazanmaya başlar. Yaşamaya başlar. Ve sonunda aktif konuşmamızın bir parçası olurlar.

Gerçekten Gramer Gerekli mi?

Konuşma becerisini geliştirmek için gramer çalışması temel şart değildir. Eğer öyle olsaydı, ana dilimizi çocukken öğrenemezdik.

İnsan bilgisayar değildir. Gerçek zamanlı olarak gramer kuralları hesaplayarak akıcı konuşamayız. Duygularımız, sezgilerimiz, deneyimlerimiz ve anılarımız vardır. Bunlar kişiliğimizi oluşturur — ve konuşma da bu kişiliğin ortaya çıkma yollarından biridir.

Bu yüzden dil öğrenimi çoğu zaman farklı bir temele oturtulmalıdır: önce kurallar değil, önce yaşayan ifade.

Filmler, Haberler ve İngilizce

Filmler, diziler ve İngilizce medya faydalı olabilir. Bazı insanlar gerçekten televizyon izleyerek çok şey öğreniyor. Ama haber programları ve bazı yayın türleri anlaması zor olabilir.

Birçok televizyon türü hızlı, sıkıştırılmış ve önceden yazılmış diyaloglar kullanır. Ticari dizilerde ve talk show’larda konuşmalar bazen fazla hızlı, fazla hazırcevap, fazla agresif ve fazla cilalıdır. Gerçek hayat genellikle böyle konuşmaz.

İngilizce medya izlemek yardımcı olur, ama canlı tepkinin yerini tutamaz. İzlerken sadece alırız. Tepki vermeyiz. Gerçek konuşma cevap vermek zorunda kaldığımız anda başlar.

Gerçekten Dil Öğrenmek İstiyor Muyum?

Cevap şaşırtıcı olabilir: her zaman değil.

Birçok insan iş, seyahat veya pratik nedenlerle İngilizce öğrenmek zorunda kalıyor ve bu yüzden İngilizce konuşmak istediğine inanıyor. Ama derslerde pasif kalırken öğretmen onları geliştirmek için yoğun şekilde çalışıyor olabilir.

Bu durum tersine çevrilmelidir. Öğrenci ihtiyaç duyduğu şeyi öğretmenden aktif şekilde çekebilmelidir. İyi bir öğretmen bu süreçte bir ortaktır — öğrencinin yerine öğrenen kişi değil.

Rutinin Laneti

Birçok öğrenci zaten sahip olduğu İngilizceyi geliştirmek ister. Bu ilginç bir durumdur çünkü alışkanlık güçlüdür. Öğrenilmiş kalıplar rahat bir yuva haline gelebilir, ama aynı zamanda gerçek gelişimi de engelleyebilir.

Böyle durumlarda öğrencinin bazen eski dil rutininden çıkarılması ve yeni, yaratıcı durumların içine yerleştirilmesi gerekir. Eski yapı gevşetilmelidir ki daha canlı bir şey ortaya çıkabilsin.

Zaman alır. Ama öğrencinin aniden spontane konuşmaya başladığı çok güzel bir an vardır.

Pasif Bilgi

Klasik bir durum: öğrenci İngilizce öğrenmiştir, kelime bilgisi vardır, ama yine de akıcı konuşamaz. Bilgi vardır ama içeride bir yerde durur ve hareket etmez.

Bilgi ancak çalıştığında değerlidir. Eğer kelime bilgisi pasifse, öğrenci onu doğal şekilde kullanabilecek kadar özgür değildir.

Çoğu zaman öğrenciler düşündüklerinden çok daha fazla İngilizce biliyorlar. Onu kullanmayı öğrendiklerinde, aslında ne kadar iyi konuşabildiklerine şaşırıyorlar.

Zaman Bombası

Dil öğrenimi genellikle heyecanla başlar. Daha sonra daha yavaş ve zor bir dönem gelebilir çünkü çalışma tekrar etmeye başlar ve gelişim hemen görünmez.

Ama biriken bilgi bir zaman bombası gibi çalışabilir. İçeride bir şeyler inşa edilmektedir. Bir mekanizma oluşmaktadır.

Ve sonra bir gün konuşma, daha önce hiç olmadığı şekilde aniden akmaya başlar.

Ruh Halinin Etkisi

Konuşmamız ruh halimizi yansıtır. İnsan bazen yorgunken, sinirliyken, stresliyken veya yoğun duygular içindeyken yabancı dilde daha kötü konuşabilir. Bu başarısızlık anlamına gelmez. Sadece gelişimin hâlâ devam ettiği alanları gösterir.

Böyle anlarda, hissettiğimiz şeyle artık uyuşmayan mükemmel cümleleri zorlamak yerine; kısa veya eksik olsa bile basit ve dürüst konuşmak daha iyidir.

Amaç dürüst kendini ifade etmektir. Güçlü duygular bazen mükemmel görünmeye çalışmayı bıraktığımızda bizi sözlü olarak kendimize daha da yaklaştırabilir.

Gerilim

Hepimiz az kelime bilgisiyle, kusurlu gramerle ve güçlü aksanla bile rahatça İngilizce konuşan insanlar tanıyoruz. Başkaları ise çok daha fazlasını bildikleri halde geriliyor ve donup kalıyor.

Sorun her zaman bilgi eksikliği değildir. Bazen sorun gerilimin kendisidir.

Karşımızdaki insan mükemmel gramer veya aksan beklemez. Genellikle beklediği şey insani bir iletişimdir. Kusursuz olmaya çalıştığımızda çoğu zaman kasılırız — ve kasılmak iletişim değildir.

Sadelik, Özgürlük, Stil

Karmaşıklık stili engelleyebilir. Bazı insanlar çok uzun konuşur, çok fazla kelime kullanır ve karşı tarafın tepki vermesi için hiç alan bırakmaz.

Amerikan tarzı konuşma bazen yüzeysel görülür, ama o rahatlık özgürlük yaratabilir. Kısa ve net cümleler; ritim, beden dili, tepki ve hayal gücü için alan bırakır.

Bu tür bir yetenek çok ileri seviye dil bilgisi gerektirmez. Sadece kendiniz olabilecek kadar özgür olmayı gerektirir.

Dil Bilgisi ve İletişim

Dil becerisinin kendini ifade etmeyi engellemesi acı vericidir. İnsan diğerleriyle birlikte hareket edemez. Düşünce içeride kalır ve zamanla gerçek bir hayal kırıklığına dönüşebilir.

Bu müzikte de tanıdık bir durumdur. Yetersiz enstrümana sahip bir müzisyen, aslında içinde duyduğu şeyi ifade edemeyebilir. Bu biraz Tuna Nehri’ni anahtar deliğinden geçirmeye çalışmak gibidir.

Konuşmada sorun çoğu zaman kelime bilgisi değildir. Bazı insanlar az kelimeyle özgürce iletişim kurarken, bazıları yıllarca çalıştıktan sonra bile donup kalır. Onlar için dil öğreniminin yeni bir yön bulması gerekir.